MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Bağ kurma sanatı

Bağ kurma sanatı
Birşeyleri değiştiren dua
1.Duanın bir şey değiştirmeyeceğini düşünürüz. İnsanı değiştirir ve insanda bir şeyleri. 
2.Dua ancak bizim birşeyleri değiştirebilmek için uygun olduğumuzda anlamında işler. 
3.Çoğu zaman aslında duayı çok ciddiye aldığımız düşünülemez. 
4.Aslında Mesih İsa bize bu konuda bir örnek veriyor. Fakat biz bu örneği süsleyip kullanıyoruz. 
5.Luka 11.bölümde şöyle hitap ediyor. a.Baba b.Adın kutsal kılınsın c. Egemenliğin gelsin d.hergün gündelik ekmeğimizi ver e.Günahlarımızı bağışla f.Biz bağışlıyoruz g.Ayartılmamıza izin verme. 
Nasıl bir dua
1.Bu bölüm oldukça kısadır. Nedense Mt.6’daki hali ile okunur. Sanki daha etkindir talebeler için. 
2.Oysa Efendimiz ferisileri tekrar duaları ve göstermelik duaları için uyarmıştır. 
3.Duaya esas karakterini veren bu duada olandan ziyade artakalandır. 
4.Orijinalde az ve öz sözler vardır. Ve boş, dalkavuk sözler yoktur. Babalarımıza diyemediğimiz gibi
5.Sürekli övgü isteyen bir baba figürünün esas Yaratıcı ile bağlantısı olabilir mi? 
6.Bizim de harekete geçtiğimiz bir  bağışlama algısında bağışlanmışlık dileği. 
7.Fazla kendimize endeksli olmayan bir dua. Az, öz, net, içten, dürüst, içinde yağcılık olmayan. 
Talebenin duası 
1.Aziz Fransua’nın istemi gibi-nefretin olduğu yere sevgi, bağışlamanın olmadığı yere aflık. 
2.Gündelik ekmek, dünya açken fazlasını istemeyen yaklaşım. 
3.Gandhi-“dua isteme değil, ruhun özlemidir. Bir kişinin zayıflıklarını günlük kabulüdür. Bir duada yüreksiz sözler olmaktansa, sözler olmaksızın yüreğin yer alması hayırlıdır.
4.O zaman temel belirgindir. 
Dışımızdaki varlık
1.Çoğu zaman belirsiz dualar doğa dışında yer alan bir tanrıyadır. İstemeden vermeyen bir tanrıya. 
2.Elbette Yaratan’ın bütün sistemi bütün sistemle birlikte işlemektedir. 
3.Dua bizim bütün sistemle çalışabilmemiz için bizi değiştiren dolayısı ile Özle bizi bağlayandır. 
4.Dışımızdaki varlık içimizde ve biz o Yaratan özün içindeyiz. 
Bağ kurmada işleyiş 
1.Rabbin duasında ve Aziz Fransua’nın duasında olduğu gibi istem bizden ışıdığında dua işler. 
2.Mabetlerdeki dualar her ne kadar etkin görünümlüysede aslında dışta işleyişi etkin değildir. 
3.Yarab Suriyeye barış getir diye dua edebiliriz. Ama barış için etkin şeylerde yapmamız esastır. 
Kişisel akla hitap
1.a.Pre-mind-primal b.Kollektif-sosyal c.kişisel-ego aklı d.Kozmik-evrensel e.hiçlik-
2.Mesih İsa’nın söylemi kişisel akladır. Çünkü iç anlayış burada devrededir. İlk iki mekaniktir. 
3.Biz kendimiz gerçek olmadan sadece ona buna eko olduğumuzda nasıl anlayabiliriz ki? 
4.Gerçek biz olmalıyız, Mesih İsa’nın dünyaya gelme nedenlerinden biri budur. 
5.Mesih İsa’nın etrafında toplananlar muhtemelen kişisellikleri öne çıkanlardır. 
6.İlki dinlemez, ikincisi dinler anlamaz, üçüncüsü anlar, izlemez, dördüncüsü izler, sadece izler. 
7.Beşincisi soyut, aşkın, mantık üstü noktadır. 
Hedef üst 
a.İlki: Mesih İsa kişisel seviyeye hitap etmektedir. 
1.Ancak üçüncü seviyede, kişisellikte bir anlama söz konusudur. Anlama ve diriliş. 
2.Kapı burada açılır. Ego kullanılır ve düşer. İşte o zaman ilerleme kaydedilir. 
3.İlki dinlemez, ikincisi dinler anlamaz, üçüncüsü anlar, fakat izleyemez. 
4.Dördüncüsü izler, ama sadece izler. Beşincisi ise mantık üstüdür. 
b.İkincisi: İşaret dar kapıya yani bir üst seviye evrenseledir. Piramitin  üstüne.
Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş yol enlidir. giren çok -Mt.7:13
1.Dar olan kapı, dar yola açılır. Yaşama götürür ve çok az kişi buradan geçer. 
2.Üçüncü akıl-sosyal aklın üstünde evrensel aklın altındadır. Kişisel akıl bu iki yolu kullanabilir. 
3.Aksi takdirde sıkışma vardır. Bu sorundur. İki seçenek ya alta inmek ya da üste çıkmaktır. 
4.Biri geniş bir diğeri dar. Evrensel akıl egoyu düşürür. Bütünle endekslidir. Sosyali ego yaratamaz.
5.Mutluluk sosyal kapıda değil evrensel kapıdadır. Dördüncü seviyededir. 
6.Sosyal seviyede hep başkalarının hükümranlığında olursunuz. 
7.Evrensel seviyede ise yalnız siz varsınızdır. Mantık üstünde ise tamamen yoksunuz. 
8.Bu boşluk noktası, bütünleşme noktasına efendimiz Mesih İsa “kendini boşaltma” krallık diyor. 
c.Üçüncüsü: Mesih’in yolu duadır.
1.İsa duadan konuşur. Dua yoldur. İsa yoldur. Buda’nın yolu meditasyondur. İsa’nın yolu dua. 
2.Bir anlamda İsa; “sessiz olun, dil gereksiz demektedir”. 
3.Dil sosyale yardımcıdır. Evrenselde ihtiyaç yoktur. Bu nedenle Efendimiz Mesih Mt.6:5’de 
4.Dua ettiğinizde ikiyüzlüler gibi olmayın demektedir…herkes kendilerini görsün diye..
5.Dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız’a dua edin.
İç oda 
1.Buradaki iç oda dillerin düştüğü noktadır. Oraya kimse giremez. Dilin olmaması sizi özel yapar. 
2.Bütün ilişkinin kapanması demektir. Sessizlik devrededir. Gizlide olan babanıza dua edin. 
3.Bu egodan evrensele geçiştir. Üçüncü seviyeyeden dörde yükseliştir. 
4.Mantık dünyaya, sevgi Yaratan’a yoldur. Dua sessizliği sevmektir. Dua bir sessizlik sevgisidir. 
5.Sessizlik orada sevgi yoksa meditasyondur. Sessizlikle birlikte aşk varsa bu duadır. 
6.Cümleleri tekrar değil, sessizlikte içte hissetmektir. İçselliğin derinliğinde bu his dua olacaktır. 
d.Dördüncüsü: Mantık üstüne geçiştir. 
1.Dileyin size verilecek, arayın, bulacaksınız, kapıyı çalın, size açılacaktır.-Mt.7:7 
2.Bu aslında size verildiğinin bir gerçeğidir. Ama dilemezseniz o orada kalacak demektir. 
3.Kapı açıktır. Ama çalmadığınız için görmediniz demektir. Dileğene verilse herkes kral olurdu. 
4.Burada denilmek istenilen “dilemekle alırsın çünkü zaten ordasın”. Dilemek uyanık olmak demek.