MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Tanrı üzerine

Tanrı Üzerine 
1.Tanrı kavramını iki biçimde algılıyoruz. Evren ötesi yani Ruh ve evrene ek bir varlık yani kutsal. 
2.Evren ötesinde- herşeyi bilen, çok özel, gücü herşeye yeten, sanat yapan sanatçı misali. 
3.Evrene ek bir varlık- evrenden ayrı olmayan, kutsal var olan, uzay ve zaman ötesi, herşeyin içi
4.Burda olan ve burdanın ötesinde. 
Varlık olarak Tanrı 
1.Tanrı kavramı sözlüklerde- varlık, en üst varlık, en mükemmel varlık olarak tanımlanmaktadır. 
2.Bildiğimiz bütün varlık sözcüğü kavramlarında hep bir evrenden ayrı olma, farklı olma varr. 
3.Göklerdeki Babamız- sözcüğünde hem burda değil-hem de burada kişi gibi olan. 
4.Bu kavramın en çok “kişi gibi varlık” algısında algılıyoruz. Düşünen, bilen, arzu eden.. 
5.Ya da daha çok yetkinliğini öne çıkararak algılıyoruz. Herşeyin hakimi ve sahibi. 
6.Yaşamın her alanında yaşama müdahale eden olarak algılıyoruz. Ayrı ama müdahil olarak. 
7.Bütün bunlarla birlikte algı tarzımız daha çok eril. Onu “baba”, “kral” gibi algılıyoruz. 
8.Var olduğuna inanılsa da inanılmasa da varlık ya da yokluk nedeninde tartışılan bir gerçek. 
Kutsal varlık olarak Tanrı
1.”Tanrı hiçbirimizden uzak değildir. Nitekim, ‘O’nda yaşıyor ve hareket ediyoruz; O’nda yaşıyor ve hareket ediyoruz; O’nda varız’’’.-Elç.İşl.17:28. 
2.”Tanrı” kavramında “evrenden ayrı olmama” vurgusu nettir. Kutsal gerçeklik iç ve saran olmasıdır. 
3.Elç.İşl.17:28’e göre “içindeyiz”, “O’nda yaşıyoruz”, “O’nda hareket ediyoruz”, “O’nda varız”, “uzak değil”. Yani orada değil, burada. 
4.Mezmur 139’a bakarsak “Nereye gidebilirim senin Ruhun’dan..?”, 
5.Göklere çıksam, Sheol yani yer altına (ölüler diyarına) insem ya da “denizin ötesine” yere insem.
6.Tanrı’da deniz içi balık gibiyiz. Balık su içinde, suda yaşar, suda hareket eder, suda vardır. 
7.Su balıktan daha fazla bir gerçekliktir. Tanrı evrenden ayrı varlık değildir, ama evrenden büyüktür. 
8.Irenaeus 200’lerde “Tanrı herşeyi kapsar hiçbirşey tarafından kapsanmaz. 
9.Avgustin, Aquinas, Hristiyan mistikler, Paul Tillich ve Katolik Karl Rahner’de böyle düşünür. 
10.Evrenden ayrılmayan ama herşeyi saran Tanrı fikri şaşırtıcıdır. Göklerde-her yerde. Bu nasıldır?
11. “varlık”, “super varlık”, “kişisel varlık” evrenden ayırılmazsa. 
12.Uzay-zaman-evren Yaratan içindedir. Madde dünyasında an, zaman ve hareket Yaratan ruhtansa tarif nasıl olabilir? 
13.”Fazla” her zaman sıradan ve bilimsel anlamın ötesinde. O hep etrafmızda.. 
Bakış açısında değişim, algıda değişim
1.Herşeyin Tanrı içinde ve Tanrı’da olması bakış açısını dolayısı ile Tanrı fikrini dönüştürür değiştirir
2.İlk anlayış Yaratan yarattı kendinden evreni ayırdı. İkincisi evren varlığı Tanrıya bağlı.
3.Tanrı müdahalesi değişir. Ama burada ise herşey içindedir. Dışarıdan müdahaleye ihtiyaç yoktur. 
4.Tanrı katılımı kaybolmaz. İlahi bulunma, heryerdedir. İlahi ilişki, olmayacağı olur kılar.
5.İlahi amaç ve insan hareketi arasında bir birliktelik söz konusu olur. Üstün ve içinde gerçekleşir. 
6.Tanrı üstünde demek evrenden daha fazla, Tanrı içinde demek Tanrı heryerde. 
7.Tanrı kavramının kişiselliği, evrenden ayrı gibi olması evrenden fazla olmasına işarettir. 
8.Bu supernatural theismdir. Yani daha fazla olması, diğeri ise içinde yani heryerde olması.
9.1800 yıllarında Tanrı’yı bu iki kavramla tarif ve algıya Panenteiszm dendi. Herşey Tanrıda. 
Kişiselleştirilmiş Tanrı 
1.Kutsal yazılarda Tanrı kişiselleştiriliyor. Özellikle kutsal yazılar sonrası öğretilerde. 
2.Baba, kral, yargıç, sevgili… ve daha bir çok kişisellikle isimlendiriliyor. 
3.Bunda bir sorun yok. Tek sorun bunu literal ya da yarı literal alınmasında. Sonuç supernatural theism.bunda sınırlılığı miras alma söz konusu. 
4.Bunu kullanmazsak bu kezde şahsiyetsizlik devreye girebilir. Sonuç ruhsuz ve cansız. 
5.Gerçekte görmek ne kişisel görmeyi abartmalı ne de şahsiyetsizleştirmede abartıya gidilmeli. 
Kelimelerin ötesinde
1.Tanrıyı işaret etme gerçeği kelimelerle ifade bulamaz. 
2.Lao Tzu İ.Ö 6.yüzyılda şöyle der “İsimlendirilmiş Tao (kutsal olan) sonsuz olan Tao değildir”
3.Bir defa isimlendirdiğimizde bir daha artık ondan bahsedemeyiz. 
4.Bu nedenle “Ehyen aşer ehyen” -“Ben-Olması gerektiği gibi olan Ben’im” sözü yazılardadır. 
5.Ne supernatural theism ne de panentheism tam anlatılmak istenileni anlatamaz. 
6.Ama yinede supernatural theism daha da dar alana hareket ve dahada sınırlıya sıkışmaktır. 
7.Eğer ifade etmek gerekirse sözcüklerin yetersizliğinde panentheist yaklaşım gerçeğe işarettir.