MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Mesih İsa

Mesih İsa 
1.Hristiyanlıkta Mesih İsa’nın Tanrı vahyi olduğu öğretisi temeldir. 
2.Bunun kişide açıklanması Mesih İnancını diğer inançlardan ayırır. Yah.ve Müs. kitapçıdır. 
3.Tehdit temelli korkutan Hristiyanlık yüzünden İsa çoğunlukla yanlış algılanır. 
4.Çünkü İsa demek günahı, suçluluğu, değersizliği, cehennemi hatırlatır. Kötü olduğumuz için öldü. 
5.Bütün bu fikirlerle Mesih’in getirdiği kurtuluş değil, aksine büyük bir yük ve pakettir. 
6.Diğer karışıklık hristiyan dili ile ortaya çıkan karışıklıktır. İsa insandır ve ilahidir. Bakiredendir. 
7.İnsanların yapamadığı mucizeleri, günahlarımız yerine ölmesi, ölümden diriliş zor anlaşılır. 
Diriliş öncesi ve sonrası 
1.Diriliş öncesi Mesih İsa elbette “tarihsel İsa’dır”. Sonrası ise “İnancın İsasıdır”. 
2.Öncesi Mesih İsa, Galileli Yahudidir ve İ.Ö 4’de doğmuş ve İ.D 30’da haçlanmıştır. 
3.Diriliş sonrası Diriliş öncesini inşa değil artık Mesih İnanlılarının deneyimlediği Mesih İsa’dır. 
4.Talebelerden bazıları Mesih İsa ile diriliş sonrası deneyimlerini yaşamıştır. Yepyeni bir yoldur. 
5.Pavlus’un deneyimi ilginçtir, 1.Kor.15:5-8’de Pavlus bir liste verir. Ve Lk.24:13-35;Yuh.20:24-29
6.Kısacası diriliş sonrası 1.Deneyimsel bir İsa ve 2.İlahi gerçeklikte bir İsa vardır. Yeni yoldur. 
7.Yuh.20:28’de “Rabbi ve Tanrım” kelimeleri ile bir ifade söz konusudur. 
8.Mt.28:20’de artık 1:23’deki Emmanuel kelimesinin ışıması vardır. Yaratanla bütünleşmiş İsa. 
Anılar ve tanıklıklar 
1.Bütün yazılara baktığımızda Diriliş öncesi ve sonrası anlatımlarda “anı” ve “tanıklık” önemlidir. 
2.Ayrıca Yeni Antlaşmanın tamamı gelişen bir gelenek zinciridir. Mrk. 70’de, Yuh. 90’da yazılmıştır. 
3.Pavlus’un yedi mektubu en erken yazılardır. 50’den önce Mesih İsa’ya Pavlus’un bakışı oradadır. 
4.Sonraki yazılar geleneksel gelişimdir. İsa’ya hep ünvanlar verilmiştir. Mesih, Tanrı oğlu, sözü gibi. 
5.Bu ünvanların hepsi diriliş sonrasıdır. Aslında bu ünvanlar talebe tanıklıklarıdır. 
6.İznik İnanç açıklaması da, yine aynı tanıklıklar üstünde İsa’ya “nurdan nur..” demektedir. 
7.İsten diriliş öncesi olsun, ister sonrası insan olarak Mesih İsa’nın ilahi tarafı açıktır. Zihni yaratıcı. 
Diriliş öncesi İsa 
1.Bazıları ”gibi görünmek” ..Mesih İsa Tanrı olduğu halde insan gibi göründü fikrine sahip oldular.
2.Bu o dönemdi sapkın bir inanç olarak görüldü. Hristiyan olmayanlar bugün bu görüş hristiyandır. 
3.İlahilik görüşü diriliş sonrası görüşüdür. Öncesi Mesih’in Yaratan vahyi olmasıdır. 
4.Omnipotence, omniscience, omnipresence bedende mümkün değildir elbet. Ama sır bu noktada. 
5.İsa’da Tanrı karakteri ve tutkusu mevcut ve dolayısı ile bu nedenle “görünmez Tanrı görüntüsü”.
6.Diriliş öncesi, tarihi İsa’da bunu görüyoruz. 
a.Nasıralı bir Yahudi, köylü, Roma imparatorluğu altında. Sonra yaşamını bilmiyoruz. 
b.Muhtemelen yirmili yaşlarda Nasıradan ayrılıyor ve Tanrı yargısını ilan eden Vaftizciyi izliyor. 
c.Sürekli köylülere konuşuyor. Zenginler şehirlerdeydi. Yeruşalim dışında şehirlere gitmiyor İsa. 
d.Meseller ve özdeyişlerle öğretiyor. Öyküler anlatıyor ve akılda kalacak sözler söylüyor. 
e.Marjinal tiplerle ilgilendiği için suçlanıyor “vergi mültezimleri ve günahkarlar. 
f.Yemek yenmemesi gerekli olan dokunulmazlarla yemek yiyor. 
g.Mesajının merkezinde “Tanrı krallığı” öğretisi var. Tanrı kral olsaydı yeryüzü nasıl olurdu? 
h.Bu tarz bir öğretide adalet ve barış teması işleniyor. 
7.Mesih İsa, herşeyi ölüm sonrasına bırakıp bütün olumsuzlukları kabulü öğretmedi. 
8.Zulme zulümle cevap vermeme şekliyle karşı koymayı öğretti. 
9.Mesajlarını merkeze taşımaya yöneldi. Roma altında baş kahin ve aristokrasi ile yüzleşti. 
10.Provakasyona tabi oldu. . 
a.Şehre eşek üzerinde girdi ve bahsettiği krallığın barış krallığı olduğunu ifade etti. 
b.Tapınağın haydut inine döndürüldüğünü vurguladı. Yönetici ve çevresindekileri sözle uyardı. 
c.Yeruşalim ve tapınağın yerle bir olacağından bahsetti. -Lk.19:42
Diriliş öncesi İsa’da amaç.
1.İnsanların en küçüğüne bile gösterdiği merhamet Tanrı karakteridir. Karakterin insanlığa sunumu.
2.Dönüşüp değişen bir dünyayı arzulamak ise bu da Tanrı tutkusudur. Tutkunun insanlığa sunum.
3.Adalet ve esenlik ise Yüceler Yücesinde dünyaya sunulmak istenilen lütuftur. Mic.4:1-4
4.Ve bu herkes içindir. Adalet ve Barışın insanlığa sunumu.