MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Yakarışlara kulak vermek

Yakarışlara kulak vermek /Luka 18:1-8 
1.Yıldönümleri önemlidir. Geçmişin bize taşıdıklarını ve bize devrettiklerini bir anlamda anmadır. 
2.Ama aynı zamanda bizim şimdi yaptıklarımızda aslında geleceğin kilisesi için önemlidir. 
3.Bizden öncekilerin yaptıklarını tekrarlayıp durmak, kiliseyi yaşayan kılmaz. Diri olmak önemlidir. 
4.Eğer etrafımızda olanlardan rahatsızlık duymuyor ve olanlara cevap olamıyorsak bu sorundur. 
Adil olmayan yargıç
1.Yazılarda adil olmayan yargıç var. Günümüze de hitap eden bir anlatımdır. 
2. Adalet arayan dul kadına kör olan yargıç olabilme durumumuz her zaman olabilir. 
3.Bu öykünün özel bir nedeni gelecek zorluklar karşısında talebelerin korkuları içindir. 
4.Her ne kadar yargı önünde doğru bir dul görüntüsü yoksa da Tanrı adaleti için tam tersidir. 
Yalvartan bir Tanrı mı?
1.Bu örnekteki dua tekrarının karşılık getireceği şeklindeki yorum oldukça zayıf bir yorumdur. 
2.Bu bizi teolojik açıdan da oldukça tehlikeli sulara taşır. 
3.a.her şeyden önce oldukça zayıf bir tanrı şekillenmesine sebep olur. Evrensellik yiter. Bizim bildiğimiz dünya ile doğru bağlamda olmaz.  İstenilenler duaya rağmen olmazsa ne olacak?
4.b.çok yakarışla bizim işimizle ilgilenceğine olan inançla adeta diğer insanları Tanrı işleyişinden mahrum bırakma gibi bir sunum devreye girecektir; “Onlar değil, biz kazanalım” gibi. 
Mesih İsa'nın vurgusu
1.Bu mesellerden öğreneceğimiz çok şey var. 
2.Özellikle toplumun kenarında yaşayan kişiler için Mesih İsa’dan öğreneceklerimiz çok.
3.Fakirin zengin kapısında beklemesi, körün dilenmesi, vergi mülteziminin ağaç üstünde saklanması, dul bir kadının adalet araması bunlar hep efendimizin konularıdır. 
4.Hep marjinal tiplemelerde Mesih’in kaygıları dile gelmektedir. 
Adaletsiz algımız
1.Her ne şekilde yorumlarsak yorumlayalım buradaki adaletsiz yargıç bizim tanrısal algımız olabilir.
2.Belki de bu tanrısallığı yansıttığını iddia eden bizlerin adaletsizliğe kör ve sağır kalmamız. 
3.Bir diğer taraftanda belki de bu mesele yaklaşımımız bizim dua teolojimizle bağlantılı olacak. 
Dua ile hareket
1.Luka’nın Mesih İsa’sı bir çok yerde kendi başına dua ederken duayı tek başına vurgulamaz. 
2.Mesih İsa Luka’nın anlatımında sorumluluğu Tanrı’ya transfer etmez. 
3.Bütün zorluklarda İsa Mesih önündeki konuya daha güçlü müdahale edebilmek için dua eder. 
4.İsa’ya göre dua düşünceyi pak kılmak ve daha fazla etkinlik için güç almak amaçlıdır. 
5.Toplumda bağışlama, alçakgönüllülük ve adalet arzusunu geliştirmek için duasını etkin kılar. 
Bizdeki Tanrı
1.Bütün bunlar sadece bizim problemlerimizi halletmeye memur bir tanrıya yakarıştan çok farklıdır. 
2.Duayı algılamamız ve toplum içindeki yaşamımız ne tür bir Tanrı fikrinde olduğumuzu gösterir. 
3.Burada esas vurgu sevgi ve başkasını düşünme, başkası için kaygı çekmektir. Kendini verme. 
4.Mesih’in krallığı sinema filmlerindeki Armageddon değildir. Tanrı egemenliği aslında bize bağlı.
Yerdeki egemenlik
1.Egemenliğin gökte olduğu gibi yeryüzünde olması bize bağlı. Mesihleşmeye bağlı. 
2.Dikkat edin İsa hiç bir zaman “barış için dua edenler demedi, barış yapanlar” dedi. 
3.Ne mutlu barış yapanlara onlara Tanrı oğulları denecek. -Mt.5:9
4.Belki etrafımızdaki yakarışlara kulak vermemizle böylesi bir egemenlik süreci başlayacaktır. 
Geleceği inşaa
1.Mesela bir çok fakirin yaşadığı yerlerde zengin kiliseler görürüz. 
2.İman konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden birbirine zulm eden kiliseler görürüz. 
3.Dini ve mezhepsel çekişmelerden ötürü ölüm kampları bile kurulmuş bir dünyadayız. 
4.Hristiyan olduklarını söyleyenlerce öldürülen Yahudileri ya da müslümanları tarihte görürüz. 
5.Diğer taraftan cüzzamı ortadan kaldırma gayretinde olan, hastaneler kuran hristiyanları da. 
6.Esas gerçekten Mesih İsa’yı izleyenler O’nun prensiplerini yerine getirenlerdir. 
7.Hangi mezhepe ait olduğunu sorgulayıp ona göre hizmet sunmak İsa öğretisi değildir. 
8.Bu nedenle esas yıldönümleri geçmişten ders alıp Mesihi prensiplerde gelecek yaratmakladır.