MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Bendeki ferisi

Bendeki Ferisi-Luka 18:9-14
1.Ferisi ve vergi mültezimi herkesin bildiği bir öykü. 
2.Kendine takılıp kalmış bir ferisi kendi doğruluğundan emin bir gösteriş duası içinde 
3.Aslında bir anlamda vergi görevlisinin duasını sinsici alt etme çabasında.
4.Gerçek olan vergi görevlisinin orada dürüst olmamaya güzel bir örnek olması. 
5.Herşeyden önce seçtiği meslek herşeyin karşısında. Romalılar için çalışıyor. 
6.Kendini kötü hissettiği muhakkak herkesin bir anlamda nefret ettiği kişi. 
7.Zaten Luka’nın anlatımına göre bunun farkında olduğu için merhamet duası ediyor. 
İnançta ilk adım
1.Bu öyküde sonuç vurgusu vergi görevlisinin aklanmasıdır. 
2.Ferisi bütün dinsel sistemin istediklerini yerine getirmesine karşın övülen kişi değildir. 
3.Bizler çoğu zaman alçak gönüllülüğü düşünebilir ve hatta arzularız. 
5.En azından teoride bu böyledir. Bu bizi İsa’nın anahtar öğretilerinden biri ile bağlar. 
6.”Dinde ilk adımı sorarsanız 1.2.3. adımı da alçakgönüllülük derim” der-Avgustin
7.Ve “bu yoksa gerisi boşa kürek çekmektir” diye devam eder. 
Doğru doğru mudur?
1.Burada verilmek istenilen açıktır. Ferisi standart teolojiye göre doğru yol üzerindedir. 
2.Yasa’ya inanır, o dönemin inanç geleneğine göre toplantılara katılır. 
3.Sadece ondalığını vermekle kalmaz kendi tutkularınında ondalığını verir. 
4.Bu bir mil yerine iki mil gitme anlamına gelmez mi? İsa’nın örneklediği gibi değil midir?
Aktif inanç
1.Yaşadığımız çağ bizim çoğunlukla kendimizden aşağı gördüğümüz inançlarla doludur. 
2.İnançlı biri bir diğer inançtaki kişin için “ölürken yanına yangın söndürücü alsın” demektedir. 
3.İnanç Metodist, Presbiteryen olmadan çok ötedir. Kilise üyesi olmaktan da ötedir. 
4.İnanma pasif değildir. İnancın ruhuna sadık olma demektir. 
5.Güvendiğimizi söylediklerimizle yaşayabilmemiz demektir. 
6.İman sözcüğü eski yunancada tanrılardan biri olan “pistis’in” adından gelmektedir. 
7.Anlamı iyi iman, güven, güvenebilirlik, emniyet demektir. 
Aşağılama sorunu
1.İman iddiasında olmakla tasarlanmış bir biçimde bunu dışarda göstermek aynı şey değildir. 
2.Belki öncelikle biz kilisedeki statümüzle kendimizi emniyete alırız. 
3.Kendimize suç işlemiş, hapislerde çürüyen bir çok bu iddiada olan kişileri hatırlatmalıyız aslında.
4.Belki bir çoğumuz vergi görevlisinin durumundayız. Belki benzer yakışmayan işlerdeyiz. 
5.Bazen vaizlerin “hamdolsun bize verdiğin lütufla bu ferisi gibi değiliz” dediğini duyuyoruz. 
6.İnançlarını bize farklı anlatırken bu aşağılama nereden geliyor? 
7.Acaba bu kişiler sokaktaki kişilere alçak gönüllülükle yaklaşabilecekler mi? 
Dua problemi
1.Ferisi vergi görevlisini muhatap bile görmedi. Aynı tavrı yapabilecek kişileri tanıyor musunuz?
2.Hergün yanımızdan birçok insan geçiyor. Acaba biz “hamdolsun onlar gibi değiliz mi?” diyoruz. 
3.Gün içinde başkalarını aşağılayıp kendimize yoğunlaştığımızda içimizdeki Ferisi açığa çıkar. 
4.Kişinin ferisi tarafı duayı, bağ kurmayı Yaratanla değil kendisiyle bağ kurmasında ortaya çıkar. 
5.Daha da kötüsü toplum içindeki dualarda kendine hizmet öne çıkar. 
6.Vergi görevlisinin uzak durması sadece kendi farkındalığındandır. Yanlıştır ve halkın gözünde de. 
7.Ferisi olmadığımıza karar vermeden önce etrafımızdakilerle iyi ya da kötü paylaşmayı bilmeliyiz. 
Yansıma sorunu
1.Bizle bir bağ aramayan sokaktaki kişilere acaba nasıl yansıyoruz? 
2.Bir çok kişiyi yaşamımıza kabul etmeyişimizin nedeni “bizim gibi olmamalarındandır”. 
3.İnsanlara yakınlaşmamamızda acaba “hamdolsun Rab onlar gibi değilim” sözcüğü mü etkin. 
4.Bize katılmakta zorluk çekenlere sürekli bizden bahsederken bile acaba aynı şeyi mi söylüyoruz. 
5.Şükran sofrasında bir hakimin ceza verdiği bir suçlu ile yan yana gelmesi mucizedir. 
6.Mucize “dört dörtlük eğitildim. Ama bir suçlu kadar kurtuluşa ihtiyacımı şimdi gördüm” demesidir. 
7.Yargı görevlisi eve aklanarak dönmüştür. Acaba onu izleyenlerin gözünde aklanmış mıdır?