MANA YOLU

Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak

Temel kavramlar-III

Temel kavramlar-III
Doğruluk 
1.Bu kelime kutsal yazı çevirilerinde oldukça etkindir. Hatta Tanrı karakteri ve tutkusu anlamındadır. 
2.Bazen de insan değeri olarak görülür. Bu kelimede daha çok yine negatif bir algı içindedir. 
3.Daha kutsal olma gayreti, kuralcılık, ahlakçılık gibi bir kesin şartlanma gibi anlamları vardır. 
4.Peki burda şu soruyu sormak önemlidir. Hiç bir iyiliği olmadığı halde kötü olmayan doğru mudur? 
5.Kutsal yazılarda doğru, doğruluk olumlu bir cümledir. “Doğru olanı yapmakla” ifade bulur. 
6.Tanrı doğrudur ifadesinde “doğru olanı yapan” olgusu vardır. Olmadan kaynaklanan bir yapma. 
7.Tanrı tutkusu “doğru olanı” yani kaosu ıslah eden merhametle, adil olma tavrı ortasında durma. 
Bazen kişiseldir
1.Yar.6:9;7:1’de “Nuh doğru bir adamdı” denilmektedir. Kişisel değer ve hareketi içerir. 
2.Bu doğruluk ailesinin kurtarılmasına nedendir. Tanrı ile insanların kurtarılması için pazarlık yapan
3.Evet, İbrahim bu pazarlıkta “doğruyu yapan elli kişi” aradı-Yar.18:24 
4.Mezmurlarda, Sül.Mesellerinde “doğru” ve “kötülük yapan” hep geçer ve “doğru” ödülle layıktır. 
5.Ama Eyüb’e baktığımızda da bu her zaman geçerli değildir. Bazen doğru eziyette çeker. 
6.Doğruluk bir kişi bir grup için bir kalite ifadesidir. 
Adalet olarak doğruluk 
1.Kişisel olmayan sosyal ve politik anlamı da vardır. Politik, ekonomik toplumu düzenleme içindir. 
2.O zaman doğruluk adaleti yerine getirmekle anlam kazanır. İ.Ö 700 yılında Amos’un yazısında. 
3.İsrailde monarşi ve aristokrasi sonrasında Mısır sonrası baskı rejimi şimdi İsraillilerce yapılır. 
4.Güçlü güçsüz, zengin yoksul arasında büyük ayrımlar ortaya çıkar. Amos bunu dile getirir. 
5.Amos 5:21-24’de bu sorun oldukça açık bir biçimde görülmektedir. 
6.”Bunun yerine adalet su gibi, doğruluk ırmak gibi sürekli aksın”-Amos 5:24 
7.Burada adalet ve doğruluk iki ayrı anlam olmakla birlikte aynı anlam için kullanılmaktadır. 
8.Yeşaya 5:7’de “RAB adalet bekledi, zorbalık gördü; doğruluk bekledi, feryatlar duydu”. 
Çağdaş ve antik dil farkı
1.Adalet çağdaş anlamda daha çok yargı sistemini ilgilendirir. Suç ve ceza bağlantılıdır. 
2.Kutsal yazılarda adalet güçlülerin oluşturduğu sistemin ortadan kalkması Tanrı düzenidir. 
3.Tanrı’nın vizyonu, tutkusu farklı bir dünyadır. Önüne geleni cezalandırmak değildir. 
4.Mez.24’ün ifade ettiği gibi herşey Yaratan’a aittir. Detay kurallar yazılarda yoktur. Bazıları dışında.
5.Mesela her yedi yılda bir şabat yılı önemlidir, 50. yılda da tarım topraklarının sahiplerine verilmesi
6.Yedinci yılda bütün borçların affedilmesi. Kölelerin özgür bırakılması. Herkesin faydasınadır. 
7.Burada böyle bir adalet yardım değildir. Bir sistem oluşturmaktır. 
Doğruluk yerine adalet kullanımı
1.”Ne mutlu doğruluğa/adalete acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklardır”.-Mt.5:6
2.”Ne mutlu doğruluk/adalet uğruna zulüm görenlere* Çünkü göklerin egemenliği onlarındır”-10.a
3.Görüldüğü gibi doğruluk kişisel bir tavır oysa adalet antik anlamda bir eşitsizlik durumudur. 
4.”Doğruluğunuz/adaletiniz din bilginleriyle Ferisilerinkini aşmadıkça…-Mt.5:20
5.Biz din bilginlerinden daha mı doğru olmalıyız? Bu tartışılır kişiseldir. Ama adaletli olabiliriz. 
6.”Önce Tanrı’nın doğruluğu/adaleti ardı sıra gidin..-Mt.6:33 
7.Tanrı egemenliği ile doğruluk kelimesi ancak doğruluk kelimesinin adaleti işaret etmesindedir. 
8.Bu örnekler çoğaltılabilir. Rom.1:16-17 ve Matta 5:45 gibi daha bir çok yere bakılabilir.